(Sponsorlu İçerik)Sürdürülebilirlik ve Güvenlik Perspektifinden; Veri Merkezi Çözümleri

on January 08, 2026

 

1) “ABB, veri merkezleri özelinde hangi enerji çözümlerini sunuyor? Bu çözümlerle veri merkezlerinin operasyonel verimliliğine nasıl katkı sağlıyorsunuz?” 

ABB olarak veri merkezlerinin uçtan uca enerji yolculuğunu kapsayan bir portföy sunuyoruz. Orta Gerilim Dağıtım Sistemlerinden Alçak Gerilim Dağıtım Sistemlerine, Kesintisiz Güç Kaynağı (UPS) Çözümlerinden Otomasyon ve Enerji İzleme Çözümlerine, Otomatik Transfer Sistemlerinden (ATS) Ark Koruma Sistemlerine kadar tüm kritik bileşenleri tek çatı altında toplayabiliyoruz. 

Bu yaklaşımın en büyük avantajı, sistemlerin birbiriyle doğal olarak entegre çalışması. Böylece arıza riskleri azalıyor, operasyonel kararlılık artıyor. Ayrıca enerji akışını gerçek zamanlı izleyip optimize eden dijital çözümlerimiz sayesinde veri merkezleri hem daha verimli hem de daha düşük işletme maliyetli hale geliyor. Yani sadece güvenilirlik değil, aynı zamanda sürekli optimize olan bir enerji mimarisi sunuyoruz. 

2) “Veri merkezlerinde sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği artık kritik önemde. ABB olarak bu konuda nasıl bir strateji izliyorsunuz?” 

Veri merkezleri artık yalnızca kapasiteye göre değil, enerji ve karbon yönetimine göre değerlendiriliyor. Bu da bizi daha bütünsel bir yaklaşım geliştirmeye yöneltiyor. Bizim stratejimiz temelde üç ana prensibe dayanıyor: 

- Enerji altyapısını daha verimli hâle getirmek 

Düşük kayıplı şalt ekipmanları, yüksek verimli kesintisiz güç kaynağı çözümleri ve esnek dağıtım mimarileri ile tesislerin PUE değerlerini iyileştirmeye odaklanıyoruz. Amaç, aynı işi daha az enerjiyle yapmak. 

- Dijitalleşmeyi merkeze koymak 

Enerji tüketimini gerçek zamanlı izleyip optimize eden dijital platformlar kullanıyoruz. Kayıpları görünür kılan, arızaları önceden tahmin eden ve bakım süreçlerini kolaylaştıran bu yaklaşım; hem elektrik tüketimini düşürüyor hem de operasyonel kararlılığı artırıyor. 

- Sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu donanım ve süreçler 

Ürünlerimizin üretiminden işletmesine kadar karbon etkisini azaltan bir tedarik modeli izliyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla uyum, geri dönüştürülebilir malzemeler ve uzun ömürlü ekipmanlar bu stratejinin temel parçaları. 

Sonuç olarak biz sürdürülebilirliği bir “ekstra” değil, veri merkezlerinin yeni standart tasarım kriteri olarak görüyoruz. Hem çevresel hedeflere hem de işletme maliyetlerine doğrudan katkı sağlayan bir enerji mimarisi sunuyoruz. 

3) “Son dönemde Türkiye veya global pazarda gerçekleştirdiğiniz önemli bir veri merkezi projesinden örnek verebilir misiniz?” 

Globalde birçok hyperscale ve colocation projesinde yer alıyoruz; özellikle modüler enerji altyapıları, kritik öneme sahip dağıtım mimarileri ve gelişmiş izleme sistemleriyle fark yaratıyoruz. Veri merkezleri bizim için stratejik bir alan ve globalde olduğu gibi Türkiye’de de güçlü referanslarımız var. Son dönemde ülkemizdeki Finans, Telekom ve Bulut sağlayıcılarıyla veri merkezi alanında yüksek enerji verimliliği gerektiren bir çok projeye imza attık. 

Bu projelerde ortak yaklaşımımız : Sadece ekipman sağlayan bir tedarikçi değil, tasarımdan devreye almaya, işletme döneminde dijital izleme ve bakım desteğine kadar tüm yaşam döngüsüne dokunan bir çözüm ortağı olmak. Böylece tesisler hem daha hızlı devreye giriyor hem de ilk günden itibaren daha kararlı çalışıyor. 

4) “Yeni teknolojiler (örneğin yapay zekâ destekli enerji yönetimi, dijital ikiz teknolojisi) ABB’nin veri merkezi çözümlerinde nasıl yer buluyor?” 

Yeni teknolojileri enerji mimarisinin tamamlayıcı unsuru değil, merkezinde konumlandırıyoruz. 

Yapay zekâ destekli enerji yönetimi ile enerji tüketimi, yük profilleri ve arıza eğilimleri sürekli analiz ediliyor. Bu sayede operatörler sorunlar büyümeden müdahale edebiliyor ve enerji kullanımını proaktif şekilde optimize edebiliyor. 

Yazılım platformlarımızda uyguladığımız dijital ikiz teknolojisi sayesinde ise tesis daha kurulmadan farklı senaryoların test edilebilmesi sağlanıyor. Böylece tasarım hataları azalıyor, yatırım kararları netleşiyor ve işletme döneminde çok daha öngörülebilir bir enerji davranışı elde ediliyor. 

Sonuç olarak tüm bu teknolojiler veri merkezlerinin daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha yüksek erişilebilirlikte işletilmesine doğrudan katkı sağlıyor. 

Bu teknolojiler aynı zamanda Engineered to Outrun yaklaşımımızın ‘endüstrileri daha öngörülebilir, daha verimli ve daha dayanıklı hale getirme’ hedefinin pratik karşılığı. Yani veri merkezleri sadece bugünün değil, geleceğin performans gereksinimlerine de hazır hale geliyor. 

5) “Türkiye veri merkezi pazarını nasıl değerlendiriyorsunuz? ABB olarak bu pazardaki hedefleriniz nelerdir?” 

Türkiye, dijital dönüşümün hızlandığı ve bölgesel bir veri merkezi merkezi olma potansiyeli taşıyan bir pazar. Özel sektör, finans, telekom, kamu ve bulut servis sağlayıcılarının yatırımları arttıkça güç altyapısında global standartlara uyum beklentisi de aynı şekilde yükseliyor. 

Son zamanlarda hem özel sektörde hem de kamu tarafında açıklanmış ve yatırımına başlanan birçok veri merkezi projesi mevcut. Ayrıca ülkemize yatırım yapmaya karar veren uluslararası oyuncuların da adlarını pazarda sık sık duymaya başladık. Bunlar sektör ve ülkemiz açısından çok memnuniyet verici gelişmeler. 

Bu ortamda bizim hedefimiz çok net: Türkiye’deki veri merkezlerinin enerji altyapısını daha dayanıklı, daha verimli ve daha esnek bir seviyeye taşımak. 

Bunu da yalnızca ürün portföyümüzle değil; teknik danışmanlık, dijital çözümler, servis hizmetleri ve sürdürülebilirlik odaklı tasarım yaklaşımımızla destekliyoruz. Kısacası pazarda bir tedarikçi değil, enerji yolculuğunun gerçek bir çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. 

 

Dijital ikiz teknolojisi, veri merkezlerinde enerji verimliliğini artırarak, operasyonel görünürlüğü güçlendiriyor ve arızaları gerçekleşmeden öngörmeyi mümkün kılıyor. Gerçek zamanlı sensör verileriyle beslenen bu akıllı modeller; soğutma optimizasyonu, kapasite planlama ve sürdürülebilirlik alanlarında güçlü kazanımlar sunarak veri merkezlerinin dönüşümünde kritik bir rol oynuyor.

on March 02, 2026

Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte veri merkezleri artık yalnızca IT altyapısının değil, iş sürekliliğinin ve operasyonel güvenliğin temel bileşeni haline geldi. Artan veri hacmi, Edge uygulamaları ve 7/24 kesintisiz çalışma ihtiyacı; daha dayanıklı, daha verimli ve daha entegre veri merkezi çözümlerini zorunlu kılıyor.

on March 02, 2026

Veri merkezleri, dijitalleşen dünya ekonomisinin temel taşı hâline gelmiş olup bulut bilişimden yapay zekâya kadar birçok kritik hizmetin kesintisiz çalışmasını sağlar. Artan veri hacmi ve yüksek güç gereksinimleri, bu merkezlerde kesintisiz enerji ihtiyacını her zamankinden daha önemli kılmaktadır. Elektrik kesintilerinin ciddi maddi kayıplar ve hizmet aksamalarına yol açabilmesi nedeniyle kesintisiz güç kaynakları, modern veri merkezlerinin vazgeçilmez bir unsuru hâline gelmiştir.

Yazar: Nejat Özol, Data Center Planning Manager - Turkcell

on March 02, 2026

DAHA FAZLA BİLGİ TALEP EDİN

Data Center Network Türkiye, ulusal çapta veri merkezi ve IT profesyonellerini bir araya getiren Türkiye'nin en büyük ve tek veri merkezi topluluğudur. 10.000'i aşan LinkedIn takipçimiz, 7.000'den fazla e-posta abonemiz ve 2.000'e yakın konferans katılımcımızla sektörün nabzını tutuyoruz. Siz de topluluğumuzun bir parçası olmak, eğitimlere katılmak, güncel gelişme ve haberler hakkında bilgi almak, sektördeki iş ilanlarını görüntüleyebilmek, fiziki ve online etkinlikler, podcast, webinar, dergi ve bülten gibi tüm içerik platformlarımızdan faydalanmak ister misiniz? Kariyerinizde bir üst basamağa çıkmak ve topluluk içinde aktif yer alabilmek için bize ulaşın.