No Products in the Cart
“Günümüzde özelikle yapay zeka ile beraber yüklerin artması soğutma ihtiyacını da önemli ölçüde arttırmaktadır. Kabinet başına yükler 200 kW kadar çıkmaktadır, hatta gelecekte yeni nesil sistemler ile 600 kW ‘a kadar çıkması planlanmaktadır. Bu yükleri soğutmak için verimliliği yüksek ve bu soğutmayı sağlayacak sistemlere ihtiyaç vardır. Sıvı soğutma sistemlerinin hava soğutma sistemlerine göre çok daha verimli olması bu sistemler için sıvı soğutma sistemlerini daha uygun kılmaktadır. Sıvı soğutma sistemleri ile daha düşük PUE değeri elde edilir. CyberCool CMU üniteleri ile Stulz, müşteri suncuları ve GPU’ları için yüksek yoğunluklu soğutma çözümleri sunuyor.

Sıvı soğutma altyapısı için kabinet başına yükler, sıvı sıcaklıkları, akış hızları, soğutma sıvısı, yedeklilik vb gibi teknik detaylar belirlenmelidir. İyi bir planlama süreci ile hazırlanan projeler doğrultusunda istenilen teknik verilere göre ünite seçimleri yapılır.
Sıvı soğutma pazarı şu an gelişme aşamasındadır ve yedeklilik, güvenlik ve diğer yönlerle ilgili kapsamlı bir pazar standardı yoktur. Birçok uygulama tamamen müşteriye özeldir ve veri merkezi operatörleri ile teknoloji sağlayıcıları arasında yakın bir işbirliği gerektirir.
Özelikle hiper ölçekli veri merkezi sektöründe ciddi bir pazar büyümesi bekleniyor. Direct Chip Liquid Cooling ( DCLC) sistemleri için daldırma sistemlere göre daha yüksek bir pazar payı tahmin ediliyor, bu oran da yakşalık olarak 80’e 20 dir.
F-gaz yönetmeliği ile küresel ısınma potansiyeli yüksek soğutucuların azaltılması planlanmaktadır. Su bazlı veya diğer sıvı soğutmalı sistemler, daha az veya hiç F-gaz kullanmadığından sıvı soğutma sistemlerini teşvik edebilir. Ayrıca firmaların sürdürülebilirlik hedefleri ve Paris İklim Anlaşması gibi uluslararası standartlar, operatörlerin sıvı soğutma çözümlerine eğilimini arttırmaktadır. “
Yapay zekâyla artan kablo ihtiyacına karşı Roxtec, veri merkezlerine güvenli ve ölçeklenebilir bir altyapı sunuyor.
Veri merkezleri, yalnızca teknoloji ekipmanlarının barındırıldığı yapılar değil; enerji, soğutma, yangın güvenliği, otomasyon, fiziksel güvenlik, operasyonel disiplin ve iş sürekliliğinin birlikte çalıştığı kritik altyapılardır. Bu nedenle mevcut bir veri merkezinde yapılacak her teknik müdahale, klasik bina tadilatı yaklaşımının ötesinde ele alınmalıdır. Retrofit, mevcut bir yapının veya sistemin performansını, kapasitesini, güvenilirliğini, enerji verimliliğini, sürdürülebilirliğini ya da mevzuat uyumunu artırmak amacıyla yapılan planlı teknik iyileştirme sürecidir. Ticari binalar için retrofit, mevcut yapıların enerji performansını ve işletme kabiliyetini geliştirme fırsatı olarak tanımlanırken; veri merkezlerinde bu kavram, canlı çalışan bir altyapının kesintiye uğratılmadan dönüştürülmesi anlamına gelir. Bu makale, veri merkezlerinde retrofit uygulamalarının tanımını, önemini, yapısal yaşam döngüleriyle ilişkisini, planlama ve yönetim esaslarını ele almakta; ayrıca sık yapılan hataları ve bu hatalardan doğabilecek teknik, operasyonel ve ticari riskleri tartışmaktadır
Yazan: Sinan Alkaş
Veri merkezlerinde busway seçimi, yalnızca akım kapasitesiyle değil; güvenlik, kısa devre dayanımı, bağlantı tasarımı, esneklik ve bakım kolaylığıyla birlikte değerlendirilmelidir. Bu yazıda, güvenilir ve sürdürülebilir güç dağıtımı için dikkat edilmesi gereken 5 temel kriter özetleniyor.
Data Center Network Türkiye, ulusal çapta veri merkezi ve IT profesyonellerini bir araya getiren Türkiye'nin en büyük ve tek veri merkezi topluluğudur. 10.000'i aşan LinkedIn takipçimiz, 7.000'den fazla e-posta abonemiz ve 2.000'e yakın konferans katılımcımızla sektörün nabzını tutuyoruz. Siz de topluluğumuzun bir parçası olmak, eğitimlere katılmak, güncel gelişme ve haberler hakkında bilgi almak, sektördeki iş ilanlarını görüntüleyebilmek, fiziki ve online etkinlikler, podcast, webinar, dergi ve bülten gibi tüm içerik platformlarımızdan faydalanmak ister misiniz? Kariyerinizde bir üst basamağa çıkmak ve topluluk içinde aktif yer alabilmek için bize ulaşın.