No Products in the Cart
Veri merkezlerinde barındırılan ve işlenen verinin kritikliği, kesinti esnasında oluşan finansal hasarın boyutunu da her geçen gün artırmaktadır. Bu sebeple veri merkezleri için çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından altyapı tasarımına dair standartlar ve kural setleri belirlenmektedir. Genel olarak amacın beyaz alanların kesintisiz güç ve bu alan içindeki kritik yüklerin ihtiyaç duydukları iklimlendirmenin kesintisiz olmasını sağlamak olduğu bu kural setleri temel olarak ekipman yedekliliği ile başlar. Farklı kurum ve kuruluşlar; veri merkezlerinin altyapı yedekliliğini “Seviye 1-2-X” veya “Tier I-II-X” gibi oluşturdukları sınıflandırmalar ile kesintisiz enerji beslemelerini en üst seviyeye çıkarmayı hedeflerler. Tasarım prensibi açısından altyapı ekipmanı yedekliliğinin yanı sıra, mahal yedekliliği ile de kesinti riskini minimize eden standartlar da bulunmaktadır.
Kesintisiz hizmet vermesi hedeflenen veri merkezlerinin yedekliliğe bağlı tasarım koşullarının haricinde, kullanılacak altyapı sistemleri kritik değer taşımaktadır. Bu sistemlerin ilki olarak kaynak seçimi belirmektedir. Veri merkezi için enerji kaynakları; şebeke enerjisi, fosil yakıt ile çalışan (Dizel, benzin, doğalgaz vb.) jeneratörler, yenilenebilir enerji sistemleri ve mikrogrid entegrasyonlarıdır.
Veri merkezlerinde şebekenin enerji kaynağı olarak kullanılması; bu kaynağın yönetiminin veri merkezi operatöründe olmamasından dolayı plansız bir kesinti riski oluşturmaktadır.
Veri merkezlerinde farklı yakıt kaynakları ile çalışan jeneratör kullanımı; yönetiminin işletme operatöründe olmasından dolayı fayda sağlarken, birim enerji maliyetinin yüksek olmasından dolayı tesisler tarafından sürekli kullanım açısından şebeke enerjisine göre ciddi oranda mali yük oluşturmaktadır.
Veri merkezlerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması; kaynağın sonsuz ve doğal olması sebebiyle hem finansal açıdan hem de çevre politikalarına uyum açısından tercih sebebi olabilmektedir. Ancak kaynağın sürekli olmaması (Örneğin; rüzgarın her an olmaması veya gece vakti güneş enerjisinin kullanılamaması gibi), enerji miktarının değişkenlik göstererek dalgalanması vb. sebeplerden ötürü bu kaynağın tek başına birincil kaynak olarak kullanılmasının önünde engel oluşturmaktadır.
Farklı enerji kaynaklarının tekil olarak veya farklı kombinasyonlarla kullanımı, veri merkezlerinde çoğunlukla tercih edilen işletme modelidir. Ancak bu enerji kaynaklarının altyapı tasarımına göre farklı seviyelerde yedekli olarak kurgusu dahi ele alınırsa; enerji kaynakları arasında geçiş esnasında milisaniyeler mertebesinde olsa dahil kesintiler yaşanmaktadır. Bu kesintiler ise beyaz alanlarda yer alan kritik ekipmanlarda enerji kesintisine, arızalara vb. problemlere yol açmaktadır. Dolayısıyla veri merkezlerinde ana enerji kaynakları ve/veya onların kombinasyonlarının yanı sıra kesintisiz güç kaynakları ile desteklenerek işletilmektedirler.
Günümüzde kesintisiz güç kaynakları çoğunlukla statik, dinamik UPS (kesintisiz güç kaynağı) gibi çözümlerden oluşmakla birlikte, farklı kaynaklar olarak flywheels gibi ekipmanlar da kullanılmaktadır.
Statik UPS: Statik UPS sistemleri veri merkezlerinde en yaygın kullanılan çözümler olmaya devam etmektedir. Ancak 2025 itibarıyla modüler ve ölçeklenebilir mimariler, yüksek yoğunluklu AI yüklerine uyum sağlamak amacıyla tercih edilmektedir.
Veri merkezlerinde kullanılan statik UPS'lerin iki ana türü bulunmaktadır:
Veri merkezlerinde yaygın olarak çevrimiçi (online double conversion) UPS mimarileri tercih edilmekte olup, standby UPS çözümleri daha çok küçük ölçekli uygulamalarda kullanılmaktadır. Veri merkezlerinde UPS kullanmanın ek faydaları şunlardır:
Dinamik UPS: Dinamik UPS uygulamaları, veri merkezlerine güç sağlamak için kullanılan bir UPS türüdür. Dinamik UPS uygulamaları, veri merkezine sağladıkları güç miktarını dinamik olarak ayarlayabilme özelliğiyle geleneksel UPS' lerden farklılık gösterir. Bu, dinamik UPS uygulamalarının daha verimli olmasını ve veri merkezine daha iyi bir güç kalitesi sağlamasını sağlar. Veri merkezlerinde dinamik UPS uygulamaları kullanmanın bazı avantajları ve dezavantajlarına değinilirse:
Genel olarak, dinamik UPS uygulamaları, geleneksel UPS'lere göre birçok avantaj sunar. Ancak, daha pahalı ve karmaşıktırlar. İşletmeler, dinamik UPS uygulamalarını kullanmadan önce ihtiyaçlarını dikkatlice değerlendirmelidir.
Flywheel (Volanlar): Flywheel sistmeleri, veri merkezlerine yedek güç sağlamak için kullanılan bir enerji depolama cihazı türüdür. Flywheel sistemleri, ağır bir çarkı döndürerek enerji depolar. Güç kesildiğinde Flywheel devam ederken dönmeye devam eder ve veri merkezine kısa bir süre için güç sağlar.
Veri merkezlerinde Flywheel kullanmanın bazı avantajları ve dezavantajları şunlardır:
Genel olarak, Flywheel sistemleri geleneksel pillere göre birçok avantaj sunar. Ancak, daha pahalıdır ve daha fazla alan gerektirir. İşletmeler, Flywheel kullanmadan önce ihtiyaçlarını dikkatlice değerlendirmelidir.
Artan veri lokalizasyon regülasyonları ve dijital egemenlik politikaları, ulusal ölçekte güvenilir veri merkezi altyapılarının enerji sürekliliği açısından daha stratejik planlanmasını zorunlu kılmaktadır. Veri merkezlerinde farklı enerji kaynaklarının ve/veya hibrit kullanımının işletmenin yapısına göre seçimi ile birlikte kesintisiz güç kaynaklarının kullanımı; veri merkezlerinin güvenilir, kesintisiz ve yüksek performanslı bir şekilde çalışmasını sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle yapay zeka, yüksek yoğunluklu bilgi işlem ve dijital egemenlik kavramlarının öne çıktığı yeni dönemde enerji sürekliliği; rekabet avantajı, güven unsuru ve sürdürülebilir büyümenin temel taşıdır. Kesintisiz güç kaynakları, veri merkezlerinin iş sürekliliğini sağlamak, veri güvenliğini korumak ve müşteri memnuniyetini arttırmak için gereklidir. Veri merkezi yöneticileri, işletmelerinin ve müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun doğru kesintisiz güç kaynağı çözümünü seçerek, veri merkezlerinin emniyetli şekilde sürekli olarak hizmet vermesini sağlayabilirler.
Veri merkezlerinde kesintisiz enerji altyapısı, iş sürekliliği, veri güvenliği ve yüksek performansın temel unsurlarından biridir. Bu yazı; farklı enerji kaynakları ile statik UPS, dinamik UPS ve flywheel gibi çözümlerin veri merkezi tasarımındaki kritik rolünü ele alıyor.
Yazan: Nejat Özol, Veri Merkezi Planlama ve Operasyon Direktör Yardımcısı, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Türkiye’de veri merkezi yatırımları, artık yalnızca bilgi teknolojileri altyapısının kurulmasına yönelik teknik yatırımlar olarak değil; dijital egemenlik, iş sürekliliği, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası rekabetçilik boyutlarını birlikte içeren stratejik altyapı yatırımları olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede veri merkezlerinin tasarım, tesis, işletme ve sürdürülebilirlik süreçlerinin parçalı teknik tercihlerle değil, bütüncül bir standardizasyon yaklaşımıyla yönetilmesi gerekmektedir. Türkiye bakımından bu ihtiyaca en uygun çerçevenin TS EN 50600 standard ailesi olduğu değerlendirilmektedir. Bunun temel gerekçeleri arasında, söz konusu standardın TSE tarafından belgelendirme altyapısına entegre edilmiş olması, devlet destekli veri merkezi yatırımlarında asgari sınıflandırma ölçütleriyle ilişkilendirilmesi ve tasarım–tesis–operasyon–sürdürülebilirlik eksenlerini aynı normatif sistem içinde birleştirmesi yer almaktadır. Bununla birlikte, TS EN 50600 ailesi eksiksiz ve nihai bir çözüm olarak değerlendirilmemelidir. Türkiye’de etkili ve yaygın kullanım için ulusal uygulama rehberlerine, AI/HPC ve sıvı soğutma odaklı teknik dokümanlara, yerel iklim ve su stresi parametrelerini içeren KPI kılavuzlarına ve operasyonel olgunluğu derinleştiren ek standartlara ihtiyaç bulunmaktadır. Bu çalışma, TS EN 50600 ailesinin Türkiye’de neden merkezî referans standart olarak benimsenmesi gerektiğini ortaya koymakta; aynı zamanda söz konusu standardın sınırlılıklarını, geliştirilmesi gereken yönlerini ve güncel standartlaşma eğilimlerini eleştirel bir bakışla değerlendirmektedir.
Yazan: Salih Alptekin - Türkiye Noterler Birliği
Designed for customers building AI clusters comprising of two or more superpods (each with 2,304 GPUs or more), the new Rapid Fiber Connect solution is a rack-scale, plug-and-play platform, purpose-built for ultra-dense AI data centers. It provides a pre-configured, factory-terminated foundation that enables customers to deploy, manage and scale ultra-high density fiber infrastructure with faster deployment, reduced risk, simplified integration, and long-term architectural flexibility. The platform consists of a Rapid Fiber Connect panel for GPU cabinets, a Rapid Fiber Connect panel for switch cabinets, and a trunk cable to connect panels terminated with Mass Insert connectors.
Data Center Network Türkiye, ulusal çapta veri merkezi ve IT profesyonellerini bir araya getiren Türkiye'nin en büyük ve tek veri merkezi topluluğudur. 10.000'i aşan LinkedIn takipçimiz, 7.000'den fazla e-posta abonemiz ve 2.000'e yakın konferans katılımcımızla sektörün nabzını tutuyoruz. Siz de topluluğumuzun bir parçası olmak, eğitimlere katılmak, güncel gelişme ve haberler hakkında bilgi almak, sektördeki iş ilanlarını görüntüleyebilmek, fiziki ve online etkinlikler, podcast, webinar, dergi ve bülten gibi tüm içerik platformlarımızdan faydalanmak ister misiniz? Kariyerinizde bir üst basamağa çıkmak ve topluluk içinde aktif yer alabilmek için bize ulaşın.