No Products in the Cart
İlk bölümde, veri merkezi yatırımı sırasında dikkate alınması gereken iş modelinin olgunluğu ve bu modellerle yeterli getiriyi sağlayan bir işletmeye dönüşmek için gereken maliyetleri inceledik. Yazı, gerçekçi bir çerçeve sunduğu için yatırımcılar tarafından biraz korkutucu görünebilir. Örnek olarak, hem planlama ve uygulama aşamasında başarısız olmuş projeleri hem de işletmeye alınmış fakat hedeflenen başarıyı elde edememiş projeleri detaylı şekilde sıraladık. Bu yazı, bu zorlukların nedenlerini açıklayıp, bunların aşılma yollarını anlatacak.
Veri merkezi projeleri, kendine özgü özellikleri olan projelerdir ve yatırım fikrinden işletmeye geçene kadar dikkatli bir şekilde yönetilmelidir. "En kötü plan bile plansızlıktan iyidir.” Ancak, veri merkezi projelerinde bu yeterli değildir; yatırım aşamaları başlangıçtan itibaren detaylı şekilde öngörülmeli ve planlar belirsizlikler ortadan kalktıkça her aşamada güncellenip uyum sağlanmalıdır.
Veri merkezi projesinde yeni başlayan firmalar, deneyim kazanana kadar genellikle zorluklarla karşılaşır. Farklı sektörlerde elde ettikleri başarılar yüksek özgüven sağlar, bu ise doğaldır. Ancak, veri merkezi sektörü, az bilgiyle yüksek özgüvenle girilebilecek bir alan değildir. Bunun nedeni, veri merkezi bina ve altyapısının özel görevleri olması ve genel profesyonellerin bu hedefleri anlamadan hareket etmesi halinde başarı yerine başarısızlığa katkıda bulunma riskidir. Bu yüzden, yatırım projesinin her aşamasında bilgi eksikliklerini yetkin danışmanlıklarla gidermek şarttır.
Veri merkezi yatırımı yapmayı planlayanlar, başarılı disiplin profesyonelleri ve veri merkezi uzmanlarının desteği olmadan ilerlemenin oldukça zor olacağını bilmelidir. Veri merkezi konusu çok popüler olduğu için birçok profesyonel heyecanla yeni projelere katılmak ister. Bu durumda, yatırımcının sorumluluk matrisi kapsamında doğru danışmanı seçip çalışma alanını ve sağlayacağı çıktılarını belirlemesi ve sözleşme yapması, yanlış beklenti ve karışıklıkların önüne geçmek adına çok önemlidir.
Veri merkezi bina ve altyapı unsurlarının kendine özgü bir görevi bulunur ve bu projede başarı, bu görevlerin eksiksiz yerine getirilmesine bağlıdır.
Soruyu Chatgpt’ye sorduğumuzda alacağımız cevap şöyledir:
“Veri Merkezi tesis ve altyapısının ana görevi, bilgi teknolojileri (BT) ekipmanlarının kesintisiz, güvenli, verimli ve öngörülebilir şekilde çalışmasını sağlamaktır. Bu görev, yalnızca fiziksel barınmayı değil; süreklilik, güvenlik ve performansın garanti altına alınmasını da kapsar.”
Ancak, sosyal platformlar ve sektör yayınlarını takip ediyorsanız, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, karbon ayak izi, yüksek yoğunluklu kabinler, GPU, modüler veri merkezleri, PUE, WUE, sıvı soğutma ve hiper veri merkezleri gibi terimler ve tartışmalar sıkça duyulur. Tüm sektör bu konuları abartarak anlatır ve genellikle trend olan konular aracılığıyla kişisel, ürün veya şirket pazarlamasına yönelir. Bu da yatırım odaklanacak alanlar için gereksiz gürültü oluşturabilir.
Önemli olan, bilgi teknolojileri ekipmanlarının kesintisiz, güvenli, verimli ve öngörülebilir şekilde performansını sürdürmesidir. Eğer güncel söylemler bu temel ilkeleri ikinci plana atıp öncelikleri başka hususlara kaydırırsa, yatırımın başarısız olma riski artar. Öncelikler, kesintisizlik, güvenlik, verimlilik ve öngörülebilir işletmeye odaklanmalıdır. Karbon ayak izi, sürdürülebilirlik, yüksek yoğunluk, sıvı soğutma ve diğer konular ise yatırım aşamalarında tartışılması gereken konular arasında önemlerine göre yer alacaktır.
Mühendislik yaklaşımı, bir optimizasyon sürecidir ve genellikle bir kazanım elde etmek için başka şeylerden feragat etmeyi gerektirir. Bu nedenle, hedeflerin öncelikleri büyük önem taşır. Veri merkezlerinin ana hedefleri ise kısaca şu şekilde özetlenebilir.
Veri merkezinde sunulan hizmetlerin devamlılığı için altyapı ve operasyonel performansın sağlanması önemlidir. Hizmet kesintisi yaşanmadan gerçekleştirilen bakım (Tier III) ve insani hatalar dahil hata toleransı (Tier IV) hedefleri, sadece altyapıyı şekillendirmekle kalmaz, aynı zamanda işletme sırasında risklerin en aza indirilmesine de katkıda bulunur.
Veri merkezi kesintisi durumunda, prestij dahil olmak üzere önemli kayıplar yaşanabilir ve müşterilerinizi kaybedebilirsiniz.
Veri merkezleri, büyük bilgi depolama alanlarının yanı sıra, iç ve dış tehditlere karşı koruma sağlar. İşletme sırasında malzeme, personel, servis sağlayıcılar ve ziyaretçiler farklı bölgelerden geçiş yapar ve bu alanlar geçici işlem noktalarıdır. Ayrıca, yangın, sel, sızma veya patlama gibi beklenmedik risklere açık olabilirler. Bu nedenle, mimari tasarım, güvenlik sistemleri ve politikalarının dikkatle uygulanması önemlidir.
Veri merkezi güvenliği zayıf olursa, bilgi güvenliği sorunları ve kesinti olayları yaşanabilir. BT cihazları ve bina kısmi veya tamamen kullanılamaz hale gelebilir.
Veri merkezleri, risk yönetimi üzerine kurulu işletmelerdir. Bir veri merkezi, bina ömrü boyunca 30-40 yıl hizmet vererek oldukça kârlı olabilir. Operasyonların yalın ve insan hatası olasığını azaltacak şekilde tasarlanması ve tüm süreçlerin bütünsel olarak yönetilebilir olması hedeflenir.
Veri merkezi doğru yapılandırılmazsa, öngörülebilirlik ve operasyonel uygunluk sağlanamaz, bu da kesinti ve güvenlik olaylarına yol açar; yüksek maliyetli operasyonlar ve kâr elde edememe riski ortaya çıkar.
Verimlilik, yukarıdaki hedeflerle çelişse de operasyonel maliyetlerin ana unsuru olduğu için diğer temel hedeflerle birlikte planlanması önemlidir.
Verimsiz veri merkezi, getirisi düşük işletme zorunluluğu ortaya çıkar, güçsüz rekabet ortamı oluşturur.
Veri merkezi yatırımını hayata geçirmek için uygun iş modeli ve hedefleri karşılayacak yatırım planlaması ile yönetim, veri merkezi odaklı bir yatırım stratejisiyle yapılmalıdır. Bu stratejinin, özellikle sektörde ilk yatırım olması halinde, dikkatle izlenmesi ve yönetilmesi, yatırımın başarıyla sonuçlanması açısından zorunludur.
Eğer daha önce işletmeye alınmış veri merkezleri bulunuyor ve kârlılık sorun olmaya başladıysa, yeniden başlama ve bu stratejiyi başlangıçtan uygulama zamanı gelmiştir.
İlk olarak, aşağıdaki şekli detaylara girmeden genel çizgileriyle anlamaya çalışalım. Bu süreç haritası, bir veri merkezi yatırımının çeşitli aşamalarını gösteren bir sıralamayı temsil eder. Bu aşamalar boyunca, yatırımın fizibilite aşamasından veri merkezinin faaliyete alınmasına kadar olan süreçte, azalan bir eğri görülür ve bu eğri, bir üstel fonksiyon biçiminde azalma gösterir. (“impact of cost”)
Bu eğri, maliyete doğrudan etki edebilecek hata değerini gösterir. Bilinmezliklerin yüksek olması nedeniyle, yatırım fikri oluşurken başarı olasılığı düşük ve hata değeri yüksektir. Yatırımın kesin başarısı garanti edilemez.

İlk yazımızda, yatırım aşamasında sunucu başına tahmini maliyeti hesaplamıştık. Geliştirilecek iş modelinin bu maliyetin üzerinde getiri sağlaması amaçlanıyordu. Ayrıca, bu maliyet hedefini tutturamama riski ve bu risklerin etkilerini de ele almıştık. Hatta, başarısız ve medyada yer alan projelerin nedenlerini gösteren bir tablo sunmuştuk. Bu tabloyu, hata faktörünün yeterli şekilde yönetilemediğinden ortaya çıkan başarısız örnekler olarak düşünebiliriz.
Fizibilite aşamasında, veri merkezi projenizin başarı şansını etkileyen planlanan yatırım tutarının doğruluk oranı oldukça düşük. Bu nedenle, iş modelinizin sağlam temellere, yenilikçi yaklaşımlara ve gelecekteki olası fırsatlara açık şekilde geliştirilmesi önemlidir. Böylece, projenin hayata geçirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek sapmalara karşı daha esnek ve uyum sağlayabilir kararlar alınabilir.
Buna karşın, veri merkezi operasyon aşamasına ulaşıldığında hâlâ bir hedef maliyet sapması görülüyor. Yani mükemmel bir iş modeli ve onu destekleyen bir strateji yok. Bu sapma, yatırım fikrinizi gerçekleştirirken önceden öngörülmeyen faktörler ve planlama, tasarım, uygulama ve test aşamalarında yapılan hataların birikimiyle ortaya çıkıyor. Artık bu hatalarla yaşanması gereken, finansal olanlarla satış ve pazarlama ekipleri, teknik olanlarla ise operasyon ekibinizin bunlarla başa çıkması gerekmektedir.
Şimdi yukarıdaki resmin detaylarına göz atalım. Her aşamada yapılacak aktiviteler ve görevler aşağıdaki tabloda genel hatlarıyla listelenmiş durumda. Bu sıralama, mevcut şartlara bağlı olarak bazı detaylarda değişiklik gösterebilir, ancak temel aşamaları özetlemektedir. Bununla birlikte, bu sürecin bütünsel yönetiminde birkaç kritik nokta bulunuyor. Bu stratejinin uygulanması, sadece yatırım başarı oranını artırmakla kalmaz; aynı zamanda başarısızlık riskini öngörme yeteneği kazandırır ve böylece zararların en hızlı şekilde azaltılmasını sağlar.
Her aşama, bir sonraki aşama için çıktı üreterek ilerlemelidir. Bir başka deyişle, her aşama, ilgili belirsizliği ya ortadan kaldırır ya da netleştirir. Bunun için, sürecin sonunda, değerlendirme ve karar alma sürecini içeren bir temel (mil taşı) oluşturulmalıdır. Her aşama, yatırımın geleceğini doğrudan etkilediğinden, bu aşamadaki görevlerin ve aktivitelerin yetkin kişiler ve profesyoneller tarafından yapılması için insan kaynağı doğru ve yeterli seviyede olmalıdır. Paydaşların sorumluluk matrisi belirlenmeli ve aşama sonunda, "tamam mı? devam mı?" kararını verecek onay komitesi, süreci doğrudan takip edecek şekilde görevlendirilmelidir. Her aşamaya ait toplantılarda, risk kaydının tutulması şiddetle önerilir.
Aşağıdaki tabloya dayanarak, örneğin, “Stratejik Planlama” büyük olasılıkla yatırım yapacak şirketin üst düzey yöneticisinin sponsor olarak uygun bütçeyle görevlendirilmesiyle başlayacaktır (Project Charter). Bu aşamada, bütçeye uygun maliyet ve geri dönüş projeksiyonunu içeren bir iş modeli sunulması beklenir. Bu modeli hayata geçirmek için müşteri ihtiyaç, tercihler ve kısıtları belirten “Owner’s Project Requirements” (OPR) dokümanı hazırlanmalıdır. Aşama tamamlandığında, onay komitesi risk kaydını dikkate alarak değerlendirme yapar. Onay alınmasıyla birlikte, sonraki aşamaların başlaması sağlanır.
Örneğin, “Tasarım” aşaması muhtemelen “Stratejik Planlama” çıktılarını ve “Saha Seçimi” sonucu elde edilen arazi bilgilerini kullanır. Bu aşamada bilgi teknolojileriyle ilgili temel ihtiyaçlar da belirlenir. İlk olarak, “Basis of Design” (Tasarım Temeli) raporu hazırlanır. Bu rapor, belirlenen şartlar altında müşteri ihtiyaçları, tercihleri ve kısıtlamalarının nasıl karşılanacağı konusunda bir rehber sunar. Böylece, bir sonraki aşama olan “Konsept Tasarım” çalışmasına geçilebilir. Bu aşamada altyapının ana hatları ortaya konur, beyaz alan stratejisi, alan koordinasyonu, bina yapısı ve ana sistemlerin mimarisi belirlenir. Teknoloji karşılaştırmaları geri dönüş hesaplarıyla ortaya konur. Veri merkezi bina ve altyapı bütçeleri ile operasyon bütçeleri daha netleşir. Yeterli veri, onay komitesinin değerlendirmesi ve karar verme sürecini destekler. Risk faktörleri dikkate alınarak kararlar alınır.
Bu süreçte temel ilke, geriye dönüşü önlemektir. Bir önceki aşamada alınan önemli kararların, sonraki aşamaya geçerken değiştirilmesi genellikle yeniden düşünmeyi veya bazen başlangıca dönerek her şeyi tekrar etmeyi gerektirir. Bu nedenle, risk kaydında bu tür değişimlerin riski de göz önünde bulundurulmalıdır. Muhtemel değişim zorunlulukları risk olarak kabul edilmeli, önceden önlemler planlanmalı ve esneklik ile seçimler buna uygun şekilde ayarlanmalıdır.
Yatırım fikrinden veri merkezinin kullanıma hazır hale gelmesine kadar geçen süre yaklaşık 1-2 yıldır. Bu süreçte aktif rol alacak ekip ve kadro zamanla değişir ve evrim geçirerek operasyon ekibi ile sona erer. Fikri uygulamaya geçirmek için proje yönetimi, danışmanlık ve tasarım şirketleri gibi ekiplerin aşamaları kapsayacak şekilde belirlenmesi ve anlaşmaların eksiksiz, zamanında yapılması başarı için hayati önemdedir.
Çok sık rastlanan hata, “çıkar çatışması’ konusuna dikkat etmemektir. Özellikle Türkiye’de, “bir taşla çok kuş vurma” alışkanlığı yaygındır. Bu, proje aşamalarında rol alacak bir paydaşa verilen sorumlulukla o paydaşın kendi ilgi alanları arasındaki çelişkiyi ifade eder. Örneğin, bir sağlayıcı şirkete sistemin veya bütünsel tasarımın sorumluluğunu verirseniz, şirketin ana ilgisi ürün ve servis satmak olduğundan, ortaya çıkan tasarım sizin ihtiyaçlarınız değil, onun en çok kazanç sağladığı ürün satışı olur.
İçinde bulunduğumuz ve hızla ilerleyen bilgi çağında, Türkiye'nin daha fazla veri merkezi yatırımı yapması gerekecek. Veri merkezi sektörü büyüyecek ve dönüşüm geçirecek.
Bu yazı, özellikle sektöre yatırım yapacak ve mevcut yatırımlarını yenilikçi yaklaşımlarla güncelleyecek kurumlara rehberlik etmek amacıyla hazırlandı.
Yatırımın gerçekleşme süreci ve bu sürecin dikkatli yönetimi başarı oranını artıracağından, dikkate alınması gereken temel noktalar özetlenmiştir. İlginize teşekkürler.

Designed for customers building AI clusters comprising of two or more superpods (each with 2,304 GPUs or more), the new Rapid Fiber Connect solution is a rack-scale, plug-and-play platform, purpose-built for ultra-dense AI data centers. It provides a pre-configured, factory-terminated foundation that enables customers to deploy, manage and scale ultra-high density fiber infrastructure with faster deployment, reduced risk, simplified integration, and long-term architectural flexibility. The platform consists of a Rapid Fiber Connect panel for GPU cabinets, a Rapid Fiber Connect panel for switch cabinets, and a trunk cable to connect panels terminated with Mass Insert connectors.
Son on yıla baktığımızda veri merkezi soğutma tasarımlarında sessiz ama çok net bir yön değişimine şahit olduk; hatta olmaya da devam ediyoruz. Ülkemizde devreye alınmış olan ve belli bir ölçeğin üzerindeki veri merkezi projelerinde bir dönem neredeyse her projede varsayılan çözüm olarak kullanılan IEC (Indirect Evaporative Cooling) çözümleri bugün yerini büyük ölçüde Chiller destekli FanWall birlikteliğine ve yüksek güç ihtiyacı olan kısıtlı hacimdeki ilave beyaz alanlarda InRow soğutma üniterle desteklenen mimarilere bırakmış durumda.
Yazan: Servet Ergör - Deputy General Manager - ASV Teknoloji
Modern veri merkezlerinde gerçek sürekliliğin tasarımdan değil, sistemlerin entegre şekilde çalıştığının bağımsız testlerle kanıtlanmasından geçtiğini ortaya koyar. Commissioning süreci, operasyon için bırakılan kanıtlanabilir bir mühendislik mirasıdır.
Yazar: Bahadır Çakır, Şirket Müdürü - VeridusCx
Data Center Network Türkiye, ulusal çapta veri merkezi ve IT profesyonellerini bir araya getiren bir topluluktur. 5000'in üzerinde takipçisi olan topluluğun siz de bir parçası olmak, eğitimlere katılmak, güncel gelişme ve haberler hakkında bilgi almak, sektördeki iş ilanlarını görüntüleyebilmek, fiziki ve online etkinlikler aracılığıyla meslektaşlarınızla buluşmak ister misiniz? Kariyerinizde bir üst basamağa çıkmak ve topluluk içinde aktif yer alabilmek için bize ulaşın.