No Products in the Cart
Artık akım kaynaklı gizli arızalar, uzun vadede giderilmezse veri merkezi için ciddi tehlikeler doğurabilir. Bu risklerin başlıcaları şunlardır:
Elektrik tesisatlarında artık akıma karşı alınan geleneksel önlem, RCD (Artık Akım Cihazı) kullanımıdır. Bir RCD, kaçak akım tehlikeli boyutlara ulaştığında devreyi otomatik olarak keserek insanları ve ekipmanları korur. Ancak devre kesilmesi, veri merkezleri için istenmeyen beklenmedik hizmet kesintileri anlamına gelir. RCM (Artık Akım İzleme) ise farklı bir yaklaşım sunar: RCM cihazları, kaçak akım yükseldiğinde kullanıcıyı uyarır fakat devreyi kesmez. Bu sayede RCM, elektrik altyapısının gizli kalmış risklerini kolayca ortaya dökebilecek yegâne çözümdür. İzleme ve trend analizi olanağı sağladığı için ekipman yaşlanmasından kaynaklanan veya muhtemel izolasyon arızası gibi problemleri büyümeden tespit ederek rahatlıkla çözüme kavuşturur. Sonuç olarak RCM, enerji sürekliliğini bozmadan hizmet kesintisi veya yangın riski gibi kritik durumların önüne geçilir.
RCM sistemleri sayesinde artık akımlar sürekli ölçülerek trendler takip edilir. Bu yaklaşım, klasik periyodik kontrollerin ötesine geçerek proaktif bakım yapma imkânı sağlar.
Veri merkezi tesisleriyle ilgili uluslararası standartlar da artık akım izleme sistemlerinin önemine dikkat çekmektedir. EN 50600-2-2 (Veri Merkezi Altyapı Standardı), hizmet sürekliliğini sağlamak ve yangın riskini önlemek için veri merkezi elektrik altyapısında artık akımların RCM ile sürekli izlenmesini önermektedir. Bu sayede en ufak bir yalıtım hatası oluştuğunda bile sistem operatörü uyarılarak arıza büyümeden müdahale edecek yetkinlikte olur.
Diğer yandan, elektrik tesisatları genelinde uygulanan IEC 60364 standardı da RCM kullanımının işletmelere getirdiği avantajı vurgular.
Dahası, sistemde RCM mevcutsa periyodik yalıtım direnci ölçümlerine gerek kalmayacağı IEC 60364-6 standardında belirtilmiştir. Bu, işletmecilere büyük bir operasyonel avantaj sağlar; zira klasik yöntemle yapılması gereken ve kesinti gerektirebilecek testler, sürekli izleme sayesinde yerini kesintisiz gözetime bırakır.
Özetlemek gerekirse, veri merkezlerinde artık akım izleme sistemleri “beyaz alanlarda” başlangıçta fark edilmesi zor ancak etkileri son derece ciddi olabilecek riskleri kontrol altına alan kritik bir çözümdür. Sürekli artık akım takibi sayesinde yangın ve hizmet kesintisi tehlikeleri bertaraf edilerek hem insan hayatı hem de yatırımlar korunmaktadır. Bu özel çözümlerin tasarımı ve uygulamasında hem donanım hem de yazılım boyutunda uzmanlık gerekmektedir. Dünya genelinde bu bütünleşik RCM çözümlerini sunabilen firma sayısı oldukça sınırlıdır. Firmamız, entegre donanım-yazılım yaklaşımıyla bu kritik konuya özel olarak eğilen ve veri merkezi işletmecilerine kapsamlı destek sunabilen az sayıda şirketten biridir. Artık akım izleme konusundaki tecrübemiz ve çözümlerimizle, veri merkezlerinin görünmeyen risklerini görünür kılarak güvenli ve kesintisiz bir işletim sağlama misyonunu taşıyoruz.
Mehmet BALBAY, Satış ve İş Geliştirme Direktörü - Antec Mühendislik
CommScope, Computex 2026’da veri merkezleri için yüksek yoğunluklu ve ultra düşük kayıplı yeni FastSelfClean fiber-optik konnektör teknolojisini tanıtacak. Yeni teknoloji, self-cleaning tasarımı ve yüksek fiber kapasitesiyle AI veri merkezlerinde daha hızlı, güvenilir ve verimli kurulum sağlamayı hedefliyor.
Veri merkezlerinde kesintisiz enerji altyapısı, iş sürekliliği, veri güvenliği ve yüksek performansın temel unsurlarından biridir. Bu yazı; farklı enerji kaynakları ile statik UPS, dinamik UPS ve flywheel gibi çözümlerin veri merkezi tasarımındaki kritik rolünü ele alıyor.
Yazan: Nejat Özol, Veri Merkezi Planlama ve Operasyon Direktör Yardımcısı, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Türkiye’de veri merkezi yatırımları, artık yalnızca bilgi teknolojileri altyapısının kurulmasına yönelik teknik yatırımlar olarak değil; dijital egemenlik, iş sürekliliği, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası rekabetçilik boyutlarını birlikte içeren stratejik altyapı yatırımları olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede veri merkezlerinin tasarım, tesis, işletme ve sürdürülebilirlik süreçlerinin parçalı teknik tercihlerle değil, bütüncül bir standardizasyon yaklaşımıyla yönetilmesi gerekmektedir. Türkiye bakımından bu ihtiyaca en uygun çerçevenin TS EN 50600 standard ailesi olduğu değerlendirilmektedir. Bunun temel gerekçeleri arasında, söz konusu standardın TSE tarafından belgelendirme altyapısına entegre edilmiş olması, devlet destekli veri merkezi yatırımlarında asgari sınıflandırma ölçütleriyle ilişkilendirilmesi ve tasarım–tesis–operasyon–sürdürülebilirlik eksenlerini aynı normatif sistem içinde birleştirmesi yer almaktadır. Bununla birlikte, TS EN 50600 ailesi eksiksiz ve nihai bir çözüm olarak değerlendirilmemelidir. Türkiye’de etkili ve yaygın kullanım için ulusal uygulama rehberlerine, AI/HPC ve sıvı soğutma odaklı teknik dokümanlara, yerel iklim ve su stresi parametrelerini içeren KPI kılavuzlarına ve operasyonel olgunluğu derinleştiren ek standartlara ihtiyaç bulunmaktadır. Bu çalışma, TS EN 50600 ailesinin Türkiye’de neden merkezî referans standart olarak benimsenmesi gerektiğini ortaya koymakta; aynı zamanda söz konusu standardın sınırlılıklarını, geliştirilmesi gereken yönlerini ve güncel standartlaşma eğilimlerini eleştirel bir bakışla değerlendirmektedir.
Yazan: Salih Alptekin - Türkiye Noterler Birliği
Data Center Network Türkiye, ulusal çapta veri merkezi ve IT profesyonellerini bir araya getiren Türkiye'nin en büyük ve tek veri merkezi topluluğudur. 10.000'i aşan LinkedIn takipçimiz, 7.000'den fazla e-posta abonemiz ve 2.000'e yakın konferans katılımcımızla sektörün nabzını tutuyoruz. Siz de topluluğumuzun bir parçası olmak, eğitimlere katılmak, güncel gelişme ve haberler hakkında bilgi almak, sektördeki iş ilanlarını görüntüleyebilmek, fiziki ve online etkinlikler, podcast, webinar, dergi ve bülten gibi tüm içerik platformlarımızdan faydalanmak ister misiniz? Kariyerinizde bir üst basamağa çıkmak ve topluluk içinde aktif yer alabilmek için bize ulaşın.