No Products in the Cart
ABB olarak veri merkezlerinin uçtan uca enerji yolculuğunu kapsayan bir portföy sunuyoruz. Orta Gerilim Dağıtım Sistemlerinden Alçak Gerilim Dağıtım Sistemlerine, Kesintisiz Güç Kaynağı (UPS) Çözümlerinden Otomasyon ve Enerji İzleme Çözümlerine, Otomatik Transfer Sistemlerinden (ATS) Ark Koruma Sistemlerine kadar tüm kritik bileşenleri tek çatı altında toplayabiliyoruz.
Bu yaklaşımın en büyük avantajı, sistemlerin birbiriyle doğal olarak entegre çalışması. Böylece arıza riskleri azalıyor, operasyonel kararlılık artıyor. Ayrıca enerji akışını gerçek zamanlı izleyip optimize eden dijital çözümlerimiz sayesinde veri merkezleri hem daha verimli hem de daha düşük işletme maliyetli hale geliyor. Yani sadece güvenilirlik değil, aynı zamanda sürekli optimize olan bir enerji mimarisi sunuyoruz.
Veri merkezleri artık yalnızca kapasiteye göre değil, enerji ve karbon yönetimine göre değerlendiriliyor. Bu da bizi daha bütünsel bir yaklaşım geliştirmeye yöneltiyor. Bizim stratejimiz temelde üç ana prensibe dayanıyor:
- Enerji altyapısını daha verimli hâle getirmek
Düşük kayıplı şalt ekipmanları, yüksek verimli kesintisiz güç kaynağı çözümleri ve esnek dağıtım mimarileri ile tesislerin PUE değerlerini iyileştirmeye odaklanıyoruz. Amaç, aynı işi daha az enerjiyle yapmak.
- Dijitalleşmeyi merkeze koymak
Enerji tüketimini gerçek zamanlı izleyip optimize eden dijital platformlar kullanıyoruz. Kayıpları görünür kılan, arızaları önceden tahmin eden ve bakım süreçlerini kolaylaştıran bu yaklaşım; hem elektrik tüketimini düşürüyor hem de operasyonel kararlılığı artırıyor.
- Sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu donanım ve süreçler
Ürünlerimizin üretiminden işletmesine kadar karbon etkisini azaltan bir tedarik modeli izliyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla uyum, geri dönüştürülebilir malzemeler ve uzun ömürlü ekipmanlar bu stratejinin temel parçaları.
Sonuç olarak biz sürdürülebilirliği bir “ekstra” değil, veri merkezlerinin yeni standart tasarım kriteri olarak görüyoruz. Hem çevresel hedeflere hem de işletme maliyetlerine doğrudan katkı sağlayan bir enerji mimarisi sunuyoruz.
Globalde birçok hyperscale ve colocation projesinde yer alıyoruz; özellikle modüler enerji altyapıları, kritik öneme sahip dağıtım mimarileri ve gelişmiş izleme sistemleriyle fark yaratıyoruz. Veri merkezleri bizim için stratejik bir alan ve globalde olduğu gibi Türkiye’de de güçlü referanslarımız var. Son dönemde ülkemizdeki Finans, Telekom ve Bulut sağlayıcılarıyla veri merkezi alanında yüksek enerji verimliliği gerektiren bir çok projeye imza attık.
Bu projelerde ortak yaklaşımımız : Sadece ekipman sağlayan bir tedarikçi değil, tasarımdan devreye almaya, işletme döneminde dijital izleme ve bakım desteğine kadar tüm yaşam döngüsüne dokunan bir çözüm ortağı olmak. Böylece tesisler hem daha hızlı devreye giriyor hem de ilk günden itibaren daha kararlı çalışıyor.
Yeni teknolojileri enerji mimarisinin tamamlayıcı unsuru değil, merkezinde konumlandırıyoruz.
Yapay zekâ destekli enerji yönetimi ile enerji tüketimi, yük profilleri ve arıza eğilimleri sürekli analiz ediliyor. Bu sayede operatörler sorunlar büyümeden müdahale edebiliyor ve enerji kullanımını proaktif şekilde optimize edebiliyor.
Yazılım platformlarımızda uyguladığımız dijital ikiz teknolojisi sayesinde ise tesis daha kurulmadan farklı senaryoların test edilebilmesi sağlanıyor. Böylece tasarım hataları azalıyor, yatırım kararları netleşiyor ve işletme döneminde çok daha öngörülebilir bir enerji davranışı elde ediliyor.
Sonuç olarak tüm bu teknolojiler veri merkezlerinin daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha yüksek erişilebilirlikte işletilmesine doğrudan katkı sağlıyor.
Bu teknolojiler aynı zamanda Engineered to Outrun yaklaşımımızın ‘endüstrileri daha öngörülebilir, daha verimli ve daha dayanıklı hale getirme’ hedefinin pratik karşılığı. Yani veri merkezleri sadece bugünün değil, geleceğin performans gereksinimlerine de hazır hale geliyor.
Türkiye, dijital dönüşümün hızlandığı ve bölgesel bir veri merkezi merkezi olma potansiyeli taşıyan bir pazar. Özel sektör, finans, telekom, kamu ve bulut servis sağlayıcılarının yatırımları arttıkça güç altyapısında global standartlara uyum beklentisi de aynı şekilde yükseliyor.
Son zamanlarda hem özel sektörde hem de kamu tarafında açıklanmış ve yatırımına başlanan birçok veri merkezi projesi mevcut. Ayrıca ülkemize yatırım yapmaya karar veren uluslararası oyuncuların da adlarını pazarda sık sık duymaya başladık. Bunlar sektör ve ülkemiz açısından çok memnuniyet verici gelişmeler.
Bu ortamda bizim hedefimiz çok net: Türkiye’deki veri merkezlerinin enerji altyapısını daha dayanıklı, daha verimli ve daha esnek bir seviyeye taşımak.
Bunu da yalnızca ürün portföyümüzle değil; teknik danışmanlık, dijital çözümler, servis hizmetleri ve sürdürülebilirlik odaklı tasarım yaklaşımımızla destekliyoruz. Kısacası pazarda bir tedarikçi değil, enerji yolculuğunun gerçek bir çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz.
Günümüzde veri merkezleri; sadece barındırma alanları değil, yüksek performans, enerji verimliliği, güvenlik ve sürdürülebilirlik gerektiren kritik altyapılar hâline geldi. Bu ihtiyaçlardan yola çıkan LANDE, T.R.O.Y.A Yeni Nesil Veri Merkezi Kabinet ve Çözümleri ile modern veri merkezlerinin bugünkü ve gelecekteki beklentilerine bütüncül bir çözüm sunuyor.
Son yıllarda peş peşe yaşanan kritik veri merkezi kesintileri, altyapı toleranslarının ne kadar daraldığını gösteriyor. Örneğin 2023’te CrowdStrike güvenlik yazılımındaki hatalı bir güncelleme milyonlarca sistemi çökertip birçok sektörde küresel aksaklıklara yol açtı. 2024’te ise bulut veri platformu Snowflake’te yaşanan büyük kesinti, en iyi altyapıların bile kesintisizliğe karşı tamamen bağışık olmadığını ortaya koydu. Artık veri merkezlerinin özellikle “beyaz alan” olarak anılan sunucu odaları adeta kutsal alanlar gibi korunuyor; en ufak bir elektriksel arıza bile ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle elektrik altyapısındaki artık akım (kaçak akım) kaynaklı arızaları erkenden tespit etmek hiç olmadığı kadar kritik hale geldi.
Elektrikli araçlardan yapay zekâ devrimine, akıllı binalardan giderek büyüyen veri merkezi yatırımlarına kadar birçok alanda enerji talebi tarihte eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye yükseliyor. Bu dönüşüm, sadece enerji üretimini değil, aynı zamanda enerji depolama ve sürdürülebilirliği de yeniden düşünmemizi zorunlu kılıyor.
Yazan: Hakan Uzuner
Data Center Network Türkiye, ulusal çapta veri merkezi ve IT profesyonellerini bir araya getiren Türkiye'nin en büyük ve tek veri merkezi topluluğudur. 10.000'i aşan LinkedIn takipçimiz, 7.000'den fazla e-posta abonemiz ve 2.000'e yakın konferans katılımcımızla sektörün nabzını tutuyoruz. Siz de topluluğumuzun bir parçası olmak, eğitimlere katılmak, güncel gelişme ve haberler hakkında bilgi almak, sektördeki iş ilanlarını görüntüleyebilmek, fiziki ve online etkinlikler, podcast, webinar, dergi ve bülten gibi tüm içerik platformlarımızdan faydalanmak ister misiniz? Kariyerinizde bir üst basamağa çıkmak ve topluluk içinde aktif yer alabilmek için bize ulaşın.