No Products in the Cart
Bir Sanayi Şirketinin Gözünden Geleceği İnşa Etmek

Dünya, hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor. İklim krizi, kaynak kıtlığı, artan düzenleyici baskılar ve bilinçlenen tüketiciler; sürdürülebilirliği artık "iyi niyet" alanından çıkarıp kurumsal varoluşun temel kriterine dönüştürdü. Küresel düzeyde tüketicilerin %72'si sürdürülebilir ürünler için daha fazla ödemeye istekli.
Avrupa Birliği'nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ile şeffaflık talepleri yoğunlaşırken, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) 2026 itibarıyla kesin rejimiyle yürürlüğe girerek özellikle demir-çelik sektörünü doğrudan etkiliyor. Bu dönüşümün tam ortasında olan bir Türk sanayi şirketi olarak Lande'de, değişimin yalnızca bir meydan okuma değil, aynı zamanda muazzam bir fırsat olduğuna inanıyoruz.

2024 yılında GRI standartlarıyla uyumlu üçüncü sürdürülebilirlik raporumuzu yayımladık. Bu rapor, 1 Ocak – 31 Aralık 2024 döneminde gerçekleştirdiğimiz çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) faaliyetlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor.
Sürdürülebilirlik bizim için ek bir faaliyet değil, kalite yönetimi yaklaşımımızın doğal uzantısıdır. Akılcı mühendislik prensipleri, sürekli iyileştirme kültürü ve bilimsel temelli yönetim anlayışıyla döngüsellik, enerji verimliliği ve entegre yönetim sistemlerini odağımıza aldık.
Rakamlar bu kararlılığı somutlaştırıyor. 2022 yılında 4.920 tonCO₂e olan kurumsal karbon ayak izimiz, 2023'te 4.220 tonCO₂e'ye, 2024'te ise 4.041 tonCO₂e'ye geriledi. Bu, baz yılımıza göre %21,8'lik bir azalma anlamına geliyor.
Normatif karbon ayak izimiz — yani 1 ton ürün üretmek için salınan sera gazı miktarı — bir önceki yıla göre %18 azaldı. Üç yıllık hedefimiz %10 azalmaydı; bu hedefi fazlasıyla aştık.
| Yıl | KarbonAyakİzi(tonCO₂e) | Değişim |
| 2022 (BazYıl) | 4.920 | — |
| 2023 | 4.220 | ▼ %14,2 |
| 2024 | 4.041 | ▼ %21,8 (bazyılınagöre) |
İşte tam bu noktada Lande'nin öncü adımı devreye giriyor. Geliştirdiğimiz T.R.O.Y.A serisi yeni nesil veri merkezi kabinetleri, Türkiye'de Dijital Ürün Pasaportu (DPP) alan ilk veri merkezi kabineti olma özelliğini taşıyor.

T.R.O.Y.A'nın DPP'si, hammaddeden karbon ayak izine, kimyasal bileşimden yaşam döngüsü verilerine kadar her şeyi şeffaf biçimde kayıt altında tutuyor. Bu pasaport yalnızca bir uyum aracı değil; "ne ürettiğimizi biliyoruz ve açıkça paylaşıyoruz" mesajı veren stratejik bir rekabet avantajı. AB'nin 2027'de zorunlu kılacağı DPP sistemine Lande şimdiden hazır.
Sürdürülebilirlik yalnızca üretim hattında değil, ürünün müşteriye ulaşma yolculuğunda da yönetilmeli. Lande olarak "İntermobil Taşımacılık" stratejimizle, bireysel TIR taşımacılığı yerine konteynerlerin tren ve gemi gibi daha çevreci taşıma modlarıyla topluca taşınmasına öncelik veriyoruz.
Eskişehir'den yapılan 3 farklı rotada aktarmalı gönderim ile yalnızca 32 sevkiyatta yaklaşık 32 ton CO₂e karbon ayak izi azaltımı sağladık. 2025 yılında deneme seferleri artırılarak sonuçlar gözlemlenecek; 2026 ile birlikte başarılı sonuçlar pekiştirilerek sefer yüzdeleri artırılacak. Bu, "yeşil rota" ilkemizin somut bir karşılığı: her sevkiyat, yalnızca bir teslimat değil, karbon azaltım fırsatı.

Karbon yönetimi perspektifimiz yalnızca kendi operasyonlarımızla sınırlı değil. 2024 yılında ilk CBAM raporlamamızı gerçekleştirdik ve gömülü karbon ayak izi hesaplamalarını başarıyla tamamladık. Tedarikçilerimizden Sürdürülebilirlik Sorumlusu belirlemelerini talep ettik; 3 yıldır kritik tedarikçilerimizi sürdürülebilirlik konularında geliştirmek için çalışıyoruz.
Artık tedarikçi seçim sürecimizde teknik kalite kadar çevresel performans da belirleyici. ISO 14001, ISO 45001, ISO 50001, ISO 14064 belgelerine sahip firmalar tercih edilirken; enerji ve çevre yönetimi konusunda istenen seviyede olmayan tedarikçiler — ürünümüzün gömülü karbon ayak izini artıracağından — tercih edilmiyor. Bu, tedarik zincirinde "en ucuz" yerine "en sürdürülebilir" olanı seçme bilincidir.

2024 yılında ilk kurumsal su ayak izi hesaplamamızı tamamladık. Toplam su ayak izimiz 29.363 m³/yıl olarak belirlendi; bunun %73'ü mavi su, %27'si gri su ayak izinden oluşuyor. Ton başına su ayak izi yoğunluğumuz 5,7 m³/ton, kişi başına ise 93,8 m³/kişi.
Suyumuzu korumak adına proses atıkları için 3'lü filtre seti kuruldu; işletme içinde gereksiz su tüketiminin kapatılması için çalışmalar sürdürülüyor. Hatta gıda kaynaklı sanal su ayak izini azaltmak için öğle yemeği menüleri bile su ayak izi değerleri dikkate alınarak oluşturuluyor. Sürdürülebilirlik, bu kadar detayda yönetiliyor.

Enerji etüdü sonucunda tespit edilen verimsiz noktalar sistematik olarak iyileştirildi. Halojen lambaların LED ile değiştirilmesiyle aydınlatma enerjisinde %60,8 tasarruf sağlandı. Brülör ayarları yapılarak doğalgazın verimli yanması sağlandı; en fazla enerjiyi çeken kompresör dengeli çalıştırılmaya başlandı.
AB'nin Fit for 55 projesi doğrultusunda, 2030 yılına kadar karbon salımını en az %55 azaltma hedefindeyiz. Bu yalnızca bir hedef değil; enerji etüdü, proses optimizasyonu, LED dönüşümü ve intermobil taşımacılık gibi somut aksiyonlarla desteklenen bir yol haritası.
Sürdürülebilirlik yalnızca çevre ve enerji değil; insana da dair. 2021-2024 döneminde üst düzey yönetimdeki kadın yönetici oranı %18,37'den %23,40'a yükseldi. Çocuk işçiliği ve göçmen işçiliği konusundaki sıfır tolerans ilkemiz, tedarikçilerimiz için de geçerli.
İş kazası sıklık oranı 2022'de ortalama 53'ten 2024'te 24'e geriledi; kaza kaynaklı raporlu gün sayısında %74 iyileşme sağlandı. Fabrika yerleşkemizde sokak hayvanları için barınma alanları, köpek kulübeleri, veterinerlik hizmetleri ve düzenli mama temini sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik, tüm canlılara saygı demek.
Lande'nin sürdürülebilirlik kararlılığı, 20'den fazla uluslararası sertifikayla belgeleniyor. Her sertifika, farklı bir alanda verilen taahhüdün somut kanıtı:
| Sertifika | Kapsam |
| ISO 9001 | Kalite Yönetim Sistemi |
| ISO 14001 | Çevre Yönetim Sistemi |
| ISO 45001 | İş Sağlığı ve Güvenliği |
| ISO 50001 | Enerji Yönetim Sistemi |
| ISO 27001 | Bilgi Güvenliği Yönetimi |
| ISO 14064 | Sera Gazı Raporlaması |
| ISO 14067 | Karbon Ayak İzi Hesaplama |
| ISO 14046 | Su Ayak İzi |
| ISO 20400 | Sürdürülebilir Tedarik |
| ISO 28001 | Tedarik Zinciri Güvenliği |
| ISO 37001 | Yolsuzlukla Mücadele |
| SA 8000 | Sosyal Sorumluluk |

Sürdürülebilirlik yolculuğunun kökleri derinlere uzanıyor. 2019'da Türkiye'den AB Veri Merkezlerine İlişkin Davranış Kurallarını destekleyen ilk ve tek şirket olduk.
2020'de Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen ECO-Qube projesiyle, yapay zekâ destekli soğutma ve enerji yönetim sistemleriyle küçük veri merkezlerinde enerji verimliliğini artırmayı hedefledik. 6 ülkeden 11 şirketle birlikte Lande koordinasyonunda yürütülen bu proje, Türkiye'den koordine edilen ilk çok ortaklı Horizon 2020 projesi oldu.
Sürdürülebilirlik bir varış noktası değil, sürekli iyileştirme yolculuğu. 2024-2027 dönemine ilişkin belirlenen stratejik hedefler, "daha az kaynak, daha çok değer" ilkesini rehber ediniyor:
Raporumuzda yer alan bu cümle, felsefemizi özetliyor. 102 ülkeye ihracat yapan, 20.000 m² üretim alanında yılda 119.616 kabinet üreten, 313 çalışanıyla sektörüne değer katan bir şirket olarak biliyoruz ki: gerçek rekabet gücü, karbon ayak izinizi ne kadar küçültebildiğinizle ölçülecek.

Dijital Ürün Pasaportu'ndan yeşil rota lojistiğine, gömülü karbon yönetiminden su ayak izi hesaplamalarına kadar atılan her adım, "daha az kaynak, daha çok değer" ilkesinin somut karşılığıdır.
Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk. Ancak Lande bunu zorunluluk olarak değil — fırsat olarak görüyor. Ve bu fırsatı Eskişehir'den dünyaya taşımaya devam edecek.
Bir Sanayi Şirketinin Gözünden Geleceği İnşa Etmek Dünya Hızla Değişiyor ...
Veri merkezlerinde artan işlem yoğunluğu, soğutma sistemlerinin tasarımında kullanılan geleneksel yaklaşımların yeniden değerlendirilmesini gerektirmektedir. Özellikle bulut bilişim, yapay zekâ ve yüksek performanslı hesaplama uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte rack başına düşen IT yükleri önemli ölçüde artmıştır. Günümüzde birçok veri merkezinde rack yoğunluklarının 15–30 kW seviyelerine ulaştığı görülmektedir.
Yazan: Çağrı Akkaya, Veri Merkezi Satış Müdürü, Boreas Teknoloji
Ortadoğu’daki artan jeopolitik gerilimler, bölgedeki dev AI veri merkezi yatırımlarının geleceğine dair soru işaretleri yaratırken, teknoloji şirketlerini çok bölgeli altyapı modellerine yönlendiriyor. Bu değişen dengeler, coğrafi konumu, güvenlik avantajı ve gelişen enerji ile dijital altyapısı sayesinde Türkiye için stratejik bir AI veri merkezi üssü olma fırsatını güçlendiriyor.
Yazan: Hakan Ünuz
Data Center Network Türkiye, ulusal çapta veri merkezi ve IT profesyonellerini bir araya getiren bir topluluktur. 5000'in üzerinde takipçisi olan topluluğun siz de bir parçası olmak, eğitimlere katılmak, güncel gelişme ve haberler hakkında bilgi almak, sektördeki iş ilanlarını görüntüleyebilmek, fiziki ve online etkinlikler aracılığıyla meslektaşlarınızla buluşmak ister misiniz? Kariyerinizde bir üst basamağa çıkmak ve topluluk içinde aktif yer alabilmek için bize ulaşın.