No Products in the Cart
Siber güvenlik, artık sadece özel sektörün değil, kamu kurumlarının da en kritik önceliklerinden biridir. Gerek e-Devlet entegrasyonları, gerekse vatandaşla dijital kanallar üzerinden kurulan temaslar, belediyeler gibi yerel yönetim birimlerini de yoğun tehdit altına sokmaktadır. Bu gerçeklik, yalnızca firewall ve antivirüs gibi temel çözümlerle yetinmeyi imkânsız hale getirmiştir.
Bu yazıda, Türkiye’nin en kalabalık beşinci ilçesi olan ve 713 bini aşkın vatandaşa hizmet veren Bağcılar Belediyesi’nin kurduğu Siber Güvenlik Operasyon Merkezi (GOM) üzerinden, kamu kurumlarında uygulanabilir, yerli ve güçlü bir güvenlik altyapısı modelini teknik detaylarıyla inceleyeceğiz.

Bağcılar Belediyesi'nin güvenlik stratejisinin merkezinde, tüm tehditlere karşı merkezi bir savunma hattı olarak doğrudan belediyenin veri merkezi içinde konumlandırılan GOM yer almaktadır.
Bağcılar Belediyesi, 2016 yılında GOM altyapısını hayata geçirmiştir. Bu yapı, ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi’ne tam uyumlu şekilde tasarlanmış ve 2018 itibarıyla ISO 22301 İş Sürekliliği sertifikasıyla da desteklenmiştir. GOM, belediyenin tüm ağ trafiğini 7/24 izleyebilen, anomali tespiti yapabilen ve tehditlere gerçek zamanlı müdahale edebilen bir veri merkezinin sinir sistemi olarak çalışmaktadır.
Bu merkezin en kritik özelliği, büyük oranda yerli ve açık kaynak kodlu çözümlerin kullanılmasıdır. Bu stratejik tercih; maliyet etkinliği, teknolojik bağımsızlık ve KVKK gibi veri egemenliği gerekliliklerini tam olarak desteklemektedir. SIEM, EDR ve e-posta filtreleme gibi sistemlerde yerli markaların yanı sıra, modifiye edilmiş açık kaynak platformlar başarıyla devreye alınmıştır.

Günümüzde veri merkezleri; sadece barındırma alanları değil, yüksek performans, enerji verimliliği, güvenlik ve sürdürülebilirlik gerektiren kritik altyapılar hâline geldi. Bu ihtiyaçlardan yola çıkan LANDE, T.R.O.Y.A Yeni Nesil Veri Merkezi Kabinet ve Çözümleri ile modern veri merkezlerinin bugünkü ve gelecekteki beklentilerine bütüncül bir çözüm sunuyor.
Son yıllarda peş peşe yaşanan kritik veri merkezi kesintileri, altyapı toleranslarının ne kadar daraldığını gösteriyor. Örneğin 2023’te CrowdStrike güvenlik yazılımındaki hatalı bir güncelleme milyonlarca sistemi çökertip birçok sektörde küresel aksaklıklara yol açtı. 2024’te ise bulut veri platformu Snowflake’te yaşanan büyük kesinti, en iyi altyapıların bile kesintisizliğe karşı tamamen bağışık olmadığını ortaya koydu. Artık veri merkezlerinin özellikle “beyaz alan” olarak anılan sunucu odaları adeta kutsal alanlar gibi korunuyor; en ufak bir elektriksel arıza bile ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle elektrik altyapısındaki artık akım (kaçak akım) kaynaklı arızaları erkenden tespit etmek hiç olmadığı kadar kritik hale geldi.
Elektrikli araçlardan yapay zekâ devrimine, akıllı binalardan giderek büyüyen veri merkezi yatırımlarına kadar birçok alanda enerji talebi tarihte eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye yükseliyor. Bu dönüşüm, sadece enerji üretimini değil, aynı zamanda enerji depolama ve sürdürülebilirliği de yeniden düşünmemizi zorunlu kılıyor.
Yazan: Hakan Uzuner
Data Center Network Türkiye, ulusal çapta veri merkezi ve IT profesyonellerini bir araya getiren Türkiye'nin en büyük ve tek veri merkezi topluluğudur. 10.000'i aşan LinkedIn takipçimiz, 7.000'den fazla e-posta abonemiz ve 2.000'e yakın konferans katılımcımızla sektörün nabzını tutuyoruz. Siz de topluluğumuzun bir parçası olmak, eğitimlere katılmak, güncel gelişme ve haberler hakkında bilgi almak, sektördeki iş ilanlarını görüntüleyebilmek, fiziki ve online etkinlikler, podcast, webinar, dergi ve bülten gibi tüm içerik platformlarımızdan faydalanmak ister misiniz? Kariyerinizde bir üst basamağa çıkmak ve topluluk içinde aktif yer alabilmek için bize ulaşın.