İklim Değişikliklerinin Data Center Altyapılarına Etkisi

on January 10, 2024

Merhaba. Bu yazıda, iklim değişikliklerinin data center altyapıları üzerindeki etkilerini ele alacağız. NASA Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsünün sunduğu verilere dayanarak, küresel sıcaklık artışlarının boyutlarını inceleyecek ve bu değişimlerin teknoloji merkezlerimizde yarattığı etkilere değineceğiz.

Gelişen teknoloji ve bilimsel gözlemler, iklim değişikliğinin dünyamızı nasıl etkilediğini açıkça gösteriyor. NASA'nın bu konuda yaptığı araştırmalar, Temmuz 2023'te kaydedilen rekor yüksek küresel sıcaklıkları vurguluyor. Bu durum, sadece geçmişte değil, aynı zamanda gelecekte de karşılaşabileceğimiz zorlukların sinyallerini veriyor.

NASA'nın New York'taki Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü'ndeki (GISS) bilim insanlarına göre, Temmuz 2023, küresel sıcaklık rekorundaki diğer aylardan daha sıcaktı. Yukarıdaki grafikten de bu ayrıntı detaylı bir şekilde görülebiliyor.

Yukarıda görülen videoda ise, yine aynı kuruluşun yayınladığı bir başka analizde, 2023 yazının, 1880 yılından bu yana Dünya'nın en sıcak yazı olduğu açıkça görülmektedir.

İklim değişikliği, sadece doğayı değil, aynı zamanda insan yapımı altyapıları da ciddi şekilde etkiliyor. Sıcaklık artışları, enerji sistemlerinden su kaynaklarına kadar bir dizi altyapıyı zorluyor. Bu değişiklikler, özellikle de teknoloji merkezlerimizi ve data center'ları, daha önce görülmemiş zorluklarla karşı karşıya bırakıyor.

İşte tam bu noktada, data center altyapı sistemleri sıcaklık artışlarından kaynaklanan ciddi sorunlarla karşı karşıya. Soğutma sistemleri, önceden belirlenen sıcaklık değerlerini aşan durumlarla baş etmekte zorlanıyor, bu da kesintilere yol açabiliyor. Sıcaklık kontrolünün zorlaştığı bu koşullarda, soğutma sistemleri görevlerini yerine getiremediği için BT ekipmanlarının çalışma şartlarını olumsuz etkiliyor. Data center'lar, sürekli yüksek performans ve kesintisiz hizmet sunma görevini yerine getirmekte zorlanıyor.

Şimdi bir ara verip konunun daha iyi anlaşılabilmesi için biraz yüzeysel teknik bilgi paylaşmak istiyorum. Soğutma üniteleri seçilirken, sistemin bir parçası olan dış ünitelerin bulunduğu şartlar göz önünde bulundurularak seçimler yapılır. Kuru termometre sıcaklığı, yaş termometre sıcaklığı, rakım, rüzgar gibi değişkenler, soğutma sisteminde dış ünitenin serpantin kalınlığından, fan büyüklüğüne, pompa seçimine kadar bir dizi unsuru etkiler. Eğer dış hava sıcaklığı, seçim değerlerinden yüksek olursa, dış ünite üzerindeki ısıyı transfer edemez duruma gelir.

Önceki yıllarda, data center soğutma sistemleri tasarlanırken dış hava sıcaklıkları, Uptime Institute standartlarına göre ASHRAE kayıtlarında yer alan geçmiş 20 yılın en aşırı değerlerine bakılarak belirlenirdi. Ağustos 2023'te Ankara'da yaşanan rekor sıcaklıklar ise bu tasarımları ciddi anlamda zorladı. Eskiden, dış hava sıcaklığı 35 derecelere göre seçilmesi gereken klima dış üniteleri, ileriye yönelik bir perspektifle 40 derece olarak belirlenmeye başlandı. Ancak, bu öngörü, Ağustos 2023'te Ankara'da kaydedilen 41.2 derecelik rekor dış hava sıcaklığı karşısında yetersiz kaldı.

Bu durum, data center tasarım süreçlerindeki zorlukları ve geleceği öngörmenin önemini ortaya koymaktadır. Dış hava sıcaklıklarının tahmin edilenden daha hızlı bir şekilde arttığı bir ortamda, önceki tasarım normları yetersiz kalmaktadır. Soğutma sistemlerinin dayanabileceği maksimum sıcaklıkların sürekli olarak güncellenmesi ve bu değişikliklere hızlı bir şekilde adapte olabilen esnek tasarım yaklaşımları benimsemek, data center'ların bu tür aşırı hava koşullarına karşı direncini artırabilir.

Geçmiş yıllarda dış hava sıcaklığının 35 derece seçilmesi gereken yerde, tasarımcılar "overdesign" (aşırı tasarım) eleştirileriyle karşılaşıyordu. Ancak bugün gördük ki aslında bu aşırı tasarım değil, geleceği öngörme ve sürdürülebilirlik adına bir önlem almaydı. Tasarımcılar, maliyeti direkt etkileyen önemli aktörlerdir. Bir projenin bütçesini belirlerken, hem anlık ihtiyaçları hem de gelecekteki potansiyel zorlukları göz önünde bulundurmak zorundadırlar.

Maliyet bir yana, sürdürülebilirlik de tasarımın temel taşlarından biridir. Sürdürülebilir tasarımlar, enerji tüketimini optimize ederek çevresel etkileri azaltabilir ve uzun vadeli işletme maliyetlerini düşürebilir. Tasarımcılar, bu dengeleme sürecinde ciddi sorumluluklar taşırken, aynı zamanda sürdürülebilirlik ilkesini benimseyerek gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakma sorumluluğunu da üstlenmektedirler.

Oğuzhan Çilenk - Data Center Design and Operations Engineer – Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurumu

CommScope, Computex 2026’da veri merkezleri için yüksek yoğunluklu ve ultra düşük kayıplı yeni FastSelfClean fiber-optik konnektör teknolojisini tanıtacak. Yeni teknoloji, self-cleaning tasarımı ve yüksek fiber kapasitesiyle AI veri merkezlerinde daha hızlı, güvenilir ve verimli kurulum sağlamayı hedefliyor.

on June 02, 2026

Veri merkezlerinde kesintisiz enerji altyapısı, iş sürekliliği, veri güvenliği ve yüksek performansın temel unsurlarından biridir. Bu yazı; farklı enerji kaynakları ile statik UPS, dinamik UPS ve flywheel gibi çözümlerin veri merkezi tasarımındaki kritik rolünü ele alıyor.

Yazan: Nejat Özol, Veri Merkezi Planlama ve Operasyon Direktör Yardımcısı, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.

on May 11, 2026

Türkiye’de veri merkezi yatırımları, artık yalnızca bilgi teknolojileri altyapısının kurulmasına yönelik teknik yatırımlar olarak değil; dijital egemenlik, iş sürekliliği, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası rekabetçilik boyutlarını birlikte içeren stratejik altyapı yatırımları olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede veri merkezlerinin tasarım, tesis, işletme ve sürdürülebilirlik süreçlerinin parçalı teknik tercihlerle değil, bütüncül bir standardizasyon yaklaşımıyla yönetilmesi gerekmektedir. Türkiye bakımından bu ihtiyaca en uygun çerçevenin TS EN 50600 standard ailesi olduğu değerlendirilmektedir. Bunun temel gerekçeleri arasında, söz konusu standardın TSE tarafından belgelendirme altyapısına entegre edilmiş olması, devlet destekli veri merkezi yatırımlarında asgari sınıflandırma ölçütleriyle ilişkilendirilmesi ve tasarım–tesis–operasyon–sürdürülebilirlik eksenlerini aynı normatif sistem içinde birleştirmesi yer almaktadır. Bununla birlikte, TS EN 50600 ailesi eksiksiz ve nihai bir çözüm olarak değerlendirilmemelidir. Türkiye’de etkili ve yaygın kullanım için ulusal uygulama rehberlerine, AI/HPC ve sıvı soğutma odaklı teknik dokümanlara, yerel iklim ve su stresi parametrelerini içeren KPI kılavuzlarına ve operasyonel olgunluğu derinleştiren ek standartlara ihtiyaç bulunmaktadır. Bu çalışma, TS EN 50600 ailesinin Türkiye’de neden merkezî referans standart olarak benimsenmesi gerektiğini ortaya koymakta; aynı zamanda söz konusu standardın sınırlılıklarını, geliştirilmesi gereken yönlerini ve güncel standartlaşma eğilimlerini eleştirel bir bakışla değerlendirmektedir. 

Yazan: Salih Alptekin - Türkiye Noterler Birliği

on May 05, 2026

DAHA FAZLA BİLGİ TALEP EDİN

Data Center Network Türkiye, ulusal çapta veri merkezi ve IT profesyonellerini bir araya getiren Türkiye'nin en büyük ve tek veri merkezi topluluğudur. 10.000'i aşan LinkedIn takipçimiz, 7.000'den fazla e-posta abonemiz ve 2.000'e yakın konferans katılımcımızla sektörün nabzını tutuyoruz. Siz de topluluğumuzun bir parçası olmak, eğitimlere katılmak, güncel gelişme ve haberler hakkında bilgi almak, sektördeki iş ilanlarını görüntüleyebilmek, fiziki ve online etkinlikler, podcast, webinar, dergi ve bülten gibi tüm içerik platformlarımızdan faydalanmak ister misiniz? Kariyerinizde bir üst basamağa çıkmak ve topluluk içinde aktif yer alabilmek için bize ulaşın.