Deprem Sonrası Fonksiyonel İyileşme

on February 14, 2023

Depreme maruz kalan bir yapı, depremden sonra yıkılmasa bile yeniden tüm fonksiyonları ile kullanılması zaman alabilir veya mümkün olmayabilir. Örneğin 2011 M6.3 Christchurch Yeni Zelanda depremine maruz kalan yapılar yıkılmamış olsa da, deprem sonrası işlevlerini kaybetmeleri sebebiyle kontrollü yıkıma gidilmiş, akabinde yeniden inşa edilmişlerdir. Sadece “Can Güvenliği Performans Seviyesi”ne ve temel standartlara uygun tasarımın bir yapının deprem sonrası sürdürülebilirliği için yeterli olmadığını doğrulayan pek çok örnekle 2014 Napa Valley Kaliforniya depreminde de karşılaşılmıştır.

“Fonksiyonel İyileşme” yapıların olası deprem sonrası işlevselliklerinin tespit edilmesine ve buna göre önlem alınmasına imkan verecek bir mühendislik metodudur. Bu metodun geliştirilme amacı bir yapının performansının “depremden sonra işlevini geri kazanması” açısından tanımlanabilmesidir. Geliştirilen metot nitelikli mühendisler tarafından kullanılabilecek nicel bir yöntem niteliğindedir.

Çalışma kapsamında, bölge depremselliği ve yapısal değerlendirmeler dışında hasar ve kayıp analizleri de yapılmaktadır. Metot sayesinde veri merkezi gibi kritik tesislerin performansı, deprem sonrası yeniden devreye alma prensibine göre değerlendirilmektedir.

Fonksiyonel iyileşme metodunda, bir yapının farklı kullanım alanları ve her kullanım alanının ayrı fonksiyonları (işlevleri) olması durumundan yola çıkılmakta ve güvenlik, ulaşılabilirlik ve işlevsellik açısından değerlendirmeler yapılmaktadır. Önceki yaklaşımlardan farklı olarak bu metotta, yapının iş sürdürülebilirliği göz önüne alınarak, yapısal taşıyıcı karkas, mimari elemanlar, mekanik aksam, elektrik tesisatı ve diğer sistemler birlikte incelenmektedir. Çalışmanın sonucunda mal sahibi veya tesis yönetimi deprem sonrasında her bir fonksiyonun iyileştirilerek yeniden devreye alınması için gereken süreleri öğrenebilmektedir. Böylelikle, olası güçlendirme projeleri için öncelik planı yapılabilmekte, zaman ve kaynak yönetimi sağlanabilmektedir.

“Fonksiyonel İyileşme” konsepti 2022 yılı başı itibarıyla A.B.D.’de yürürlüğe girmiştir. Deprem riskinin çok yüksek olduğu Kaliforniya kaynaklı olarak ilgili yönetmelikler ülkede altı yılda bir güncellenmektedir. Türkiye’de yayımlanan yönetmeliklerde bu sürenin ortalamada on ila onbeş yıl olduğu söylenebilir. Kaliforniya merkezli Miyamoto International, A.B.D. ile eş zamanlı olarak Türkiye’deki ekibiyle “Fonksiyonel İyileşme” hizmetini sunabilmektedir.

 

Deprem sonrası işinizin sürdürülebilir olması ümidiyle…

Yusuf Zahit Gündoğdu, Miyamoto International Türkiye

Dijital ikiz teknolojisi, veri merkezlerinde enerji verimliliğini artırarak, operasyonel görünürlüğü güçlendiriyor ve arızaları gerçekleşmeden öngörmeyi mümkün kılıyor. Gerçek zamanlı sensör verileriyle beslenen bu akıllı modeller; soğutma optimizasyonu, kapasite planlama ve sürdürülebilirlik alanlarında güçlü kazanımlar sunarak veri merkezlerinin dönüşümünde kritik bir rol oynuyor.

on March 02, 2026

Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte veri merkezleri artık yalnızca IT altyapısının değil, iş sürekliliğinin ve operasyonel güvenliğin temel bileşeni haline geldi. Artan veri hacmi, Edge uygulamaları ve 7/24 kesintisiz çalışma ihtiyacı; daha dayanıklı, daha verimli ve daha entegre veri merkezi çözümlerini zorunlu kılıyor.

on March 02, 2026

Veri merkezleri, dijitalleşen dünya ekonomisinin temel taşı hâline gelmiş olup bulut bilişimden yapay zekâya kadar birçok kritik hizmetin kesintisiz çalışmasını sağlar. Artan veri hacmi ve yüksek güç gereksinimleri, bu merkezlerde kesintisiz enerji ihtiyacını her zamankinden daha önemli kılmaktadır. Elektrik kesintilerinin ciddi maddi kayıplar ve hizmet aksamalarına yol açabilmesi nedeniyle kesintisiz güç kaynakları, modern veri merkezlerinin vazgeçilmez bir unsuru hâline gelmiştir.

Yazar: Nejat Özol, Data Center Planning Manager - Turkcell

on March 02, 2026

DAHA FAZLA BİLGİ TALEP EDİN

Data Center Network Türkiye, ulusal çapta veri merkezi ve IT profesyonellerini bir araya getiren Türkiye'nin en büyük ve tek veri merkezi topluluğudur. 10.000'i aşan LinkedIn takipçimiz, 7.000'den fazla e-posta abonemiz ve 2.000'e yakın konferans katılımcımızla sektörün nabzını tutuyoruz. Siz de topluluğumuzun bir parçası olmak, eğitimlere katılmak, güncel gelişme ve haberler hakkında bilgi almak, sektördeki iş ilanlarını görüntüleyebilmek, fiziki ve online etkinlikler, podcast, webinar, dergi ve bülten gibi tüm içerik platformlarımızdan faydalanmak ister misiniz? Kariyerinizde bir üst basamağa çıkmak ve topluluk içinde aktif yer alabilmek için bize ulaşın.