Rusya’daki Yandex veri merkezlerinin bombalanmasıyla birlikte, dijital dünyanın kalbi olan veri merkezlerinin fiziksel ve askeri tehditlere karşı ne kadar savunmasız olduğu bir kez daha gözler önüne serildi. Sektörün öncü isimlerinden Servet Ergör, mevcut standartların ve Tier seviyelerinin modern savaş koşullarında tek başına yetersiz kalacağını belirtti.
“Olayı sadece fiziksel bir binanın güvenliği olarak göremeyiz; coğrafi yedeklilik ve kamu-özel sektör iş birliği şart.”
Pandemi süreci, bulut altyapılarının yaygınlaşması ve yapay zekâ teknolojilerinin patlama yapmasıyla birlikte dijitalleşme hayatın her alanına nüfuz etti. Finans, bankacılık, sağlık, kamu ve üretim gibi kritik sektörlerin tamamı veri merkezlerine bağımlı hâle gelirken, bu durum veri merkezlerinin stratejik önemini daimi bir ulusal güvenlik meselesi haline getirdi.
“Zincirleme etkiler hayatı durdurabilir”
Rusya’daki Yandex veri merkezlerine yönelik saldırıların ardından değerlendirmelerde bulunan Servet Ergör, fiziksel bir hasarın sadece lokal bir kesintiyle sınırlı kalmadığına dikkat çekti. Dijital ekosistemin birbirine sıkı sıkıya bağlı yapısı nedeniyle, bir veri merkezinde yaşanan aksaklığın zincirleme reaksiyonla tüm sektörel uygulamaları ve günlük yaşamı felç edebileceğini vurgulayan Ergör, WhatsApp gibi küresel platformlarda yaşanan kısa süreli kesintilerin bile iş dünyasını nasıl durma noktasına getirdiğinin geçmişte tecrübe edildiğini hatırlattı.
Tier seviyeleri ve standartlar askeri saldırıya karşı yetersiz kalabilir
Veri merkezi tasarımında kullanılan ve uptime (kesintisiz çalışma) standartlarını belirleyen Uptime Institute’ün Tier 3 ve Tier 4 gibi sınıflandırmalarının elektrik, mekanik dayanıklılık ve hata toleransı açısından önemli olduğunu belirten Ergör, bu sertifikasyonların dışarıdan gelen füze veya dron gibi askeri saldırılara karşı yüzde yüz koruma sağlamadığının altını çizdi.
“Hiçbir tekil işletme veya yatırımcı, modern askeri tehditlere karşı tek başına bir veri merkezini koruyabilecek kapasiteye sahip değildir.”
“Çözüm: dağıtık mimariler ve kamu-özel sektör iş birliği”
Mevcut riskler karşısında yatırımcıların ve kurumların strateji değiştirmesi gerektiğini belirten Servet Ergör, atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı:
-
1
Dağıtık mimarilerTek bir devasa ve aşırı maliyetli veri merkezine odaklanmak yerine, riski coğrafi olarak farklı lokasyonlara dağıtan yedekli sistemler kurulmalı.
-
2
Eş zamanlı felaket kurtarmaBilişim sistemlerinin farklı veri merkezleri arasında senkronize bir şekilde çalışarak kesintisiz hizmet vermesi sağlanmalı.
-
3
Devlet ve özel sektör iş birliğiFiziksel ve askeri güvenliğin tek başına özel sektörün altından kalkamayacağı bir noktaya evrildiği belirtilerek, olası tehditleri bertaraf etmek için ulusal güvenlik düzeyinde ortak akıl ve devlet teşvikleriyle şekillenen yeni bir modelin benimsenmesi gerektiği vurgulandı.
Türkiye’nin jeopolitik konumu ve son yıllarda artan veri merkezi yatırımlarına da değinen Ergör, kamu ve özel sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte risk algısını genişleterek daha dirençli bir dijital altyapı inşa etmesinin kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.
Editör: Data Center Network Türkiye Ekibi